”Ben çocuklara inanıyorum.Bu yüzden umutluyum.Ben çocuklara inanıyorum.Bu yüzden de mutluyum!”

EN SON YAZILAR...

14 Aralık 2014 Pazar

Osmanlıca tartışmaları üzerine notlar…




Faiz Cebiroğlu

Türkiye, yeni bir tartışmayla çalkalanıyor; dil tartışması: Osmanlıca. Osmanlıca nedir?  Osmanlıca ve bu tartışmanın gündeme gelmesinin arkasındaki plan ve gerçekler nedir? Fikirlerimi notlar halinde yazmak istiyorum.

Bir: Osmanlıca diye kendine özgü bir dil yoktur. Osmanlıca yani Lisani Osmani, yani Osmani dili şu anki Türkçedir. Lisani Osmani; gecekondu Osmanlı devleti kurulur gibi kuruldu. Yaratıldı(!). Bu dile, bu Lisani Osmani diline, ”dilkondu” adını veriyorum. Dilkondu mu, şudur: Önce, dil için kullanılacak alfabeler getirilir: Arapça. Sonra, ”mustear” kelimeler bulunur: Farsça ve Arapça. İşte Osmanlıca ya da ”dilkondu” budur.

İki: Gecekondu Osmanlı devleti ve devamı Türkiye’de, kendine özgü bir yapı, bir parça yoktur. Tüm yapı ve kurumlar,  daha önce başka sistemlerde kullanılmıştır. Bu bağlamda, Osmanlı devleti ve devamı Türkiye, gecekondu kurulur gibi kuruldu. Dil de, gecekondudan oluşan bir dil oldu: Dilkondu! Osmanlıca budur.

Üç: Dilkondu, Farsça ve Arapça kelimelerden dil yaratmak(!) oluyor. Arapça alfabesi ya da latin alfabesini kullanmak, dilin gelişimi açısından bir şey değiştirmez. Örnek olsun, şu an kullandığımız Türkçenin yüzde doksanı ”ecnebi” kelimelerden oluşuyor.

Dört: Osmanlıca ya da Türkçe ya da benim tabirimle, ”dilkondu” dilidir, yani zevali bir dil oluyor. Zevali mi, zavallı olmaktır. Zevali olmak, olduğu yerde kalmak ve duraksamak demektir. Osmanlıca, aynı anlama gelmek üzere Türkçe ve aynı anlama gelmek üzere ”dilkondu” dil, zevali bir dildir.

Osmanlıca budur. Budur ama bu tartışmanın altında gizlenen başka gerçekler vardır. Nedir bu gerçekler?

A) İlkel, selefi Arabi islami burjuvazisinin desteklediği bir AK Parti vardır. Amaçları, Türkiye’de, Mısırda tarumar olan, Muhammed Mursi iktidarını Türkiye’de kurmaktır. Bu yolla, şeriatın yolunu açmaktır.

B) Dilkondu yani Osmanlıca, Arap harflerini kullanarak ve alet ederek, Türkiye’deki eğitimi, Talabanici eğitime çevirmektir.

C) Osmanlıca adı altında, Türkiye’nin evrim tarihini tekrar islami feodalizme çekmektir...

Türkiye’de gündeme gelen ve tartışılan Osmanlıca ve altındaki gerçekler budur.

Gerçeğin gerçeği; Recep Tayyip / Ahmet Davutoğlu şebekesinin Türkiye’de, istedikleri dillere sahip çıkmak değil, Osmanlıca, yani Türkçe dili dışında tüm dilleri katletmektir!

Kürdistan’da, Kürdçe eğitim vermek için, kendi imkanları dahilinde açılan okullara, baltayla, saldırmaları bunun somut bir örneğidir...


Notlarımın sonucu mu, şudur: Osmanlıca tartışmasının altında yatan gerçek, Türkiye’yi İŞİD’leştirmek ve Türkiye’de, şeriatçı selefi bir İŞİD nizamı kurmaktır!

Hiç yorum yok: